Dördüncü enerji merkezimiz "Kalp Çakrası"
Bu enerji merkezinin ortadaki kısmını “orta kalp çakrası” olarak adlandırırız. Bu çakranın içimizde temsil ettiği en önemli kalite özgüven ve bağımsızlıktır. Vücudumuzun direnci ve gücü bu enerji merkezimizden doğrudan etkilenir çünkü bu bölge fiziksel olarak bağışıklık sistemini kontrol etmektedir.
Sahaja Yoga’nın kurucusu olan Shri Mataji özgüvenin egodan çok farklı olduğunu, ego sevgiyi öldürürken özgüvenin tamamen sevgi ile hareket etmek olduğunu anlatıyor. Shri Mataji bu enerji merkeziyle ilgili şunları anlatıyor:
“Kalbinizi bağlayan şey korkudur. İnsanlar belki kötü şeyler yaşadıklarında ya da başkalarını korkuttuklarında kendileri de aynı şeyleri yaşamakla ilgili korkuya kapılıyorlar. Başkalarına karşı şiddet içeren şekilde hareket etmek insanın kendisinde de korku yaratıyor. Halbuki insanlar arasındaki ilişkilerde hiçbir korku ve güvensizlik olmamalı. Sahip olduğunuz tüm korkuları bir kenara bırakın. Nasıl davrandığınıza bakın ve kendinize ‘ben nasıl böyle davranabilirim’ diye sordukça kendinize olan saygınız gelişir. Yanlış şeyler yapmaktan çekinmeye başlarız. İnsan sadece kendisini görmek istemediği zaman içinde korkular yaratır.”

Aydınlanma alıp kendimizi ruhumuzun ışığıyla tanımaya başladığımızda tüm korkular ve güvensizlikler yerini alçakgönüllü ve sevgi dolu özgüvene bırakır.
Eğer içimizde özgüvenin eksik olduğunu hissediyorsak Kundalini enerjimizle orta kalp çakramızı temizlemek içimizde bu kalitenin uyanmasına yardımcı olur.
Bunu şu şekilde yapabiliriz:
Kundalini enerjinizi uyandırmayı denemediyseniz lütfen bu linke tıklayın.
Eğer Kundalini enerjinizi daha önce uyandırdıysanız o zaman şimdi rahatça oturun, sol elinizi dizinize avuç içi yukarı bakan açık bir şekilde koyun ve sağ elinizi göğüs kafesinizin üstüne koyun. Gözlerinizi yavaşça kapatın ve içinizden Kundalini enerjinize seslenin, “Kundalini Anne lütfen içimde özgüveni yerleştir”.
Bu enerji merkezimizin bir diğer kalitesi bağımsızlıktır. Shri Mataji bağımsızlığın ne olduğunu şu sözlerle anlatıyor:
“Bağımsız olan birisi materyal şeyler için çok endişe etmez. Böyle birisi çok sevgi doludur. Herkese eşit mesafededir ve insanlarla ve olaylarla iç içe olsa da olayların altında ezilmez. Bu tıpkı aynaya bakmak gibidir. Aynadaki görüntü sadece bir yansımadır ve siz aslında bu yansımadan çok daha büyük bir şeysiniz. Aynı şekilde bu bağımsızlığa sahip olduğunuzda aklınızın yarattığı düşünce dalgaları durur ve herşeyi ‘düşüncesiz farkındalık’ konumunda görebilirsiniz.”
Düşüncesiz farkındalık bitmiş olan geçmiş ya da daha yaşamadığımız gelecek ile ilgili düşünceler içinde değil, şu anı yaşadığımız andır. Normalde düşünceleri durdurmamız çok zordur çünkü dalga gibi birbiri ardına gelirler. Fakat Kundalini enerjimizi uyandırdığımız zaman kendiliğinden aklımızın sakin ve dingin olduğu bu “düşüncesiz farkındalık” konumunu yaşarız. Bu bir hipnoz ya da trans değildir, tamamen uyanık ve her şeyin farkında olduğumuz ama zihinsel olarak yorgun ve endişeli olmadığımız bir andır.