Yüksek Vibrasyonlu Yerler

Seyahati, görülecek yerleri ziyaret etmeyi kim sevmez?

Ama, Yeryüzünde sadece güzel olmakla kalmayıp çok güçlü pozitif enerji (vibrasyon) yayan, özel yerler olduğunu biliyor musunuz.  Genelde, bu tür yerlerde bir çeşit doğal bir oluşum bulunur, bu bir taş, kaya ya da dağ olabilir.  Hindistan’da bu tür yerlere, kendinden olma yani insan tarafından yaratılmamış anlamına gelen "Swayambu" denir.  Bu tür yerleri ziyaret etmek derin bir ruhsal deneyimin kaynağı olabilir.  Bu yerlerde derin meditasyon konumuna ulaşmak çok daha kolaydır.

Eğer aydınlanmanızı aldıysanız bu tür yerlerin fotoğraflarından bile enerjiyi hissedebilirsiniz.  Sadece avuçlarınızı açıp ellerinizi fotoğraflara doğru yöneltin ve adeta fotoğraftan esen, serin bir esinti hissedip hissetmediğinizi kontrol edin.

Nemrut Dağı

nemrutnemrut

Adıyaman’a çok yakın düz bir ovanın bitiminde eşsiz bir tarihe sahip ulu bir dağ var. Eteklerinde doğanın tüm güzelliğini taşıyan görkemli bir dağ. Adı: Nemrut.

Dünyanın sekizinci harikası olarak bilinen Nemrut Dağı’nda, 3-4 metre boyundaki tanrı heykelleri, kartal başları, kral mezarları ve daha bir çok tarihi eserin binlerce yıl önce nasıl varolduğu hala tam olarak bilinmeyen bir sır.

Yüzyıllar önce Anadolu’nun eşsiz güzelliğini günümüze kadar getiren ve her bakıldığında insanı heyecanlandıran bu etkileyici heykellerin tarihi geçmişinde bir krallık yatıyor. Kommagene Krallığı... Bu krallığın en önemli kralı olan I. Antiochos’un  o dönemlerde ki arzusu doğu ve batılıların  (Perslerin ve yunanlıların) dinini birleştirip bir dünya dini yaratmak. Ve böylelikle tüm dünyaya hakim olup ölümsüzleşmek. I. Antiochos, bu arzusunu yerine getirme hayalinden yola çıkarak Nemrut Dağı'nın terasları üzerine heykeller yaptırır. Bu heykel dizilerinin sağ ve sol başlarına kraliyetin cennet ve asaletin sembolleri olan kartal ve aslan heykellerini diktirir. Antiochos bu kutsal alanı teraslar halinde tasarlamıştır. Kutsal kabul edilen teraslarda yer alan heykellerin sırası aynıdır. Bu tanrılardan her biri hem Doğu hem Batı tanrılarını temsil ettiği için iki ayrı isimle anılıyorlardı. Yüzleri doğuya ve batıya çevrili Pers ve Yunan tanrıları, Kral Antiochos'un bu iki kültürü birleştirme amacını da simgeliyordu.

Ne var ki erken ölümü ne heykellerin tamamlanmasına, ne de arzusunun gerçekleşmezine izin vermez. Ancak o zamandan bugüne Nemrut’un sert rüzgarlarına dayanarak hala dimdik ayakta duran bu güzelim heykeller, Doğanın en güzel gün doğumlarına ve batımlarına şahit yaşamaya devam ediyor. Ve Nemrut Dağı’nda her gün dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan muhteşem bir bir doğa şöleni yaşanıyor...


Nemrut'a Ulaşım

Nemrut'a ulaşmak için Adıyaman'ın Kahta ilçesine kadar şehirlerarası otobüslerle gelinebileceği gibi, Kahta'ya 15 km. mesafedeki Adıyaman Havaalanı da kullanılabilir. Alternatif olarak Kahta'ya 1,5-2,5 saat mesafelerdeki Şanlıurfa, Malatya ve Gaziantep havaalanı da kullanılabilir. Kahta-Adıyaman arası 34 km.dir.

Nemrut Dağı ve Kommagene eserlerini görmek için Adıyaman ve Kahta'daki otellerden rehberlik ve ulaşım hizmeti almak mümkündür. Gerektiğinde minibüs kiralanabilmektedir. Kahta'dan 43 km.dir.

Kâhta-Siverek arasında kalan Fırat Nehri üzerinden, düzenli olarak çalışan feribotla ulaşım sağlanmaktadır.
Kahta Otogar
Gülaras Turizm Tel :(+90-416)725 51 07
Kahta Petrol Tel :(+90-416)725 51 09
Adıyaman Ünal Tel:(+90-416)725 62 24

(kaynak: www.kultur.gov.tr)

Delfi

Delfi, Yunanistan’ın Phocis vadisinde, Parnassus Dağı’nın güney-batı eteklerinde yer alan arkeolojik bir alan ve modern bir kenttir.  Klasik Yunan dünyasındaki en önemli kehanet olan Delfi kehanetinin (“Kendini tanı” aforizmasının) yeri ve tanrı Apollo’ya tapınılan ana bölge idi.  Apollo’nun kutsal mıntıkası olan Delfi’deki Panhellenic mabedinde, dört yılda bir Yunan aleminin her yanından katılan sporcuların yarıştığı Pythian Oyunları yapılırdı.  .

Delfi, dünyanın ve evrenin merkezi olarak kabul edilmesinin yanı sıra evrenin göbeği olarak addedilen, Omphalos taşının yeri olarak tüm Yunan dünyası tarafından kutsal sayılmıştı.   Apollo Tapınağı’nın iç merkezinde (“kalbinde”) sonsuz bir ateş yakılmıştı.

apollo

Yunanistan’da Delfi’de, Omphalos (Antik Dönemde dünyanın merkezi addedilen kutsal ibadet yerine verilen ad) antik kalıntıları arasında bulunan Fil Kayası.

delphi

Delfi’ye giden Otobüsler

Atina’dan günü birlik sefer yapan bir kaç otobüs bulunur.  Yaklaşık üç saat süren yolculuk ücreti 10 Dolar civarındadır. Yaz aylarında yer bulmak zor olduğu için yerinizi önceden ayırtın. Ayrıca eğer İtalya’ya gidiyor ya da oradan geliyorsanız, her gün Patras’dan gelip giden otobüsler yolculuğunuzu kolaylaştıracaktır. Bundan başka Larissa’ya giden bir otobüs bulunur ki, orada Meteora otobüsünü yakalayabilirsiniz. Delfi otobüsleri ile ilgili bilgiyi bulabileceğiniz site adresi http://www.athensguide.com/practicalinfo/busschedulesB.htm

(kaynak:www.greecetravel.com)

Matterhorn

matterhorn

Klasik bir zirve örneği olan Matterhorn, etrafını çevreleyen buzullar arasından sivrilmiş dar sırtları ile yalçın, izole bir kaya piramididir.  İsviçre’de Zermatt kasabası yakınında bulunur.

Zermatt’a Ulaşım

Bu turistik belde, Zürih’e 155 mil ve Cenevre’ye hemen hemen aynı uzaklıkta yer alır.  Zermatt; Zürih, Cenevre, Basel ve Milano havaalanları dış hatlarından sadece birkaç saat uzaklıktadır.  Zermatt’a, Cenevre ve Zürih hava alanlarından direkt tren ve bütün ana giriş kapılarından saat başı tren bağlantısı vardır.  Brig ya da Visp’de tren değiştirin ve Zermatt’a romantik ve engebeli Vispa Vadisini geçerek 90 dakikalık manzaralı bir yolculuk sonunda varan, dar raylı Motterhorn Gotthard demiryoluna geçin. Zermatt’a trenle yolculuk, Cenevre’den takriben 4 saat, Zürih’ten 5 saat sürüyor. Arabaların aşağıdaki Tasch kasabasında park edilmeleri gerekiyor

(kaynak: www.lowfareflights.co.uk)

 

Stonehenge

stonehenge2

Stonehenge, belki de tüm Britanya’daki en önemli tarih öncesi anıttır ve en eski zamanlardan beri ziyaretçileri kendine çekmiştir.  Onu inşa eden insanlara karşı, zaman ötesi bir yapıt olarak ayakta durur.
Stonehenge’in bugün gördüğümüz yapısı ile son aşaması, taşların (bluestone) nal ve çember biçiminde yeniden sıralanması ile M.Ö. 1500’den hemen sonra gerçekleşti. Ancak önce gelin 5000 yıl öncesine bir bakalım. Muhtemelen M.Ö. 3100 civarında inşa edilmiş ilk Stonehenge, bir hendek, blok ve Aubrey deliklerinden oluşan büyük bir toprak işi ya da mimari yapı (henge) çalışması idi,  Aubrey delikleri, kireç taşından genişliği ve derinliği bir metre kadar, uçları sivri ve tabanları düz olan yuvarlak çukurlar olup 86.56m (284 feet) çapında bir daire oluştururlar. Yapılan kazılar bazı kireç taşı dolgusunda yakılmış insan kemiklerini ortaya çıkarmış olsalar da, bu çukurlar muhtemelen mezarlık amacı ile değil dinsel törenin bir parçası olarak yapılmıştı.  Bu aşamadan kısa bir süre sonra Stonehenge terkedildi ve 1000 yıldan uzun bir süre dokunulmadan durdu.

 

Stonehenge’in ikinci ve en dramatik yapım aşaması yaklaşık M.Ö. 2150’de başladı.  Galler’in güney-batısındaki Preseli Dağları’ndan 82 kadar (bluestone) lintel taşı bölgeye taşındı.  Bazıları 4 tonu bulan bu taşların merdane ve kızaklarla Milford Limanında ırmak ağzına sürüklendiği ve sonra da sallara yüklendiği sanılır.  Bu taşlar, suyoluyla Galler’in güney yakasını izleyerek, Avon ve Frome nehirlerine kadar taşınmış ve Wiltshire’de Warminster yakınında karaya çekilmiştir.

 

Stonehenge’in üçüncü aşaması, takriben M.Ö. 2000’de Sarsen olarak adlandırılan taşların gelişine tanık olmuştur ki, bu taşların Stonehenge’in 25 mil kuzeyinde yer alan kuzey Wiltshire’de, Avebury yakınındaki Marlborough Sırtlarından getirildikleri hemen hemen kesinlik kazanmıştır.  Stonehenge’e taşınan Sarsen taşlarının en büyükleri 50 ton ağırlığında olduğuna ve bunların suyoluyla taşınmaları olanaksız olduğuna göre, kızaklar ve ipler kullanılarak taşınmış oldukları tek ihtimaldir.  Güncel hesaplamalarla yapılan tahmine göre, tek bir taşı çekmek için deriden ipleri çeken 500 adam ve kızakların önüne koca tekerlekleri yaymak için ekstra 100 adam gerekmiş olmalı.

Stonehenge’e Ulaşım

 

Amesbury’den:
A303 ve A344/360 kavşağının 2 mil batısında.

Londra Gatwick Hava Alanı’ndan:

M23’den, Heathrow Hava Alanı işaretlerini izleyerek, M25 Otoyoluna girin. 12 nolu kavşakta M25’den çıkıp, Basingstoke istikametinde M3 otoyoluna girin ve A303 işaretli 8 nolu kavşağı takip edin.  A303’ü sonuna kadar, karşınıza (roundabout) göbekli kavşak çıkana kadar devam edin.  Onu doğrudan geçtikten 2 mil sonra A344 karşınıza çıkacak ve araba park yeri hemen sağda, 500 metre ileride.

Londra Heathrow Hava Alanı’ndan:

Batı M4 işaretini izleyin.  Yaklaşık 2 mil kadar devam edin ve 4b kavşağında çıkıp M25 Güney hattına geçin. Gatwick Hava Alanı işaretlerini takip edin. M25’de 12 nolu kavşaktan Basingstoke istikametinde M3 otoyoluna geçin.  Daha sonra yukarıdaki tarifi izleyin.

Trenle Ulaşım:

Stonehenge’e en yakın tren istasyonu yaklaşık 9.5 mil uzaklıkta Salisbury’dir.  Londra’dan  Salisbury’e tren Waterloo İstasyonundan kalkar. Yaklaşık saat başı tren kalkıyor ve ücreti gidiş-dönüş 25 Sterlin civarında ise de kalkış saatleri ve ücret değişebildiği için önceden kontrol edin. Salisbury’ya tren yolculuğu 1,5 saat kadar sürüyor.

Otobüsle Ulaşım:

Heathrow Hava Alanından ve Londra merkezindeki Victoria Otobüs Terminalinden günde 3 kez otobüs kalkar ve yolculuk 2 saat sürer.  Amesbury’de inin, buradan yürüyebilir (2 mil) ya da  yerel bir otobüse veya taksiye binebilirsiniz.

Otobüs biletleri gidiş-dönüş 12 Sterlin civarında olup Stonehenge’e gitmek için  en ucuz yol budur.  Biletleri otobüste, terminalde ya da National Express bayilerınden alabilirsiniz.

Gatwick Hava Alanından geliyorsanız, önce Heathrow Hava Alanı’na ya da Victoria Terminali’ne gitmeniz (bunu otobüsle yapabilirsiniz) ve oradan Amesbury otobüslerine aktarma yapmanız gerekecektir.

(kaynak: www.stonehenge.co.uk)

 

Kailash Dağı

kailash03

6705m’ye (22.000 feet) süzülerek yükselen, muazzam bir kara kaya kütlesi olan Kailash Dağı’nın dünyanın en saygın kutsal yeri ve aynı zamanda da en az ziyaret edilen yeri olmasından dolayı farklı, özel bir yeri vardır.

Dört din ve milyarlarca insan için en mukaddes yer olan Kailash’ı ziyaret eden hacıların sayısı yılda sadece bir kaç bini geçmez.  Bu ilginç olgu, Kailash’ın Tibet’in uzak batısındaki ücra konumu ile açıklanabilir.  Bölgeye yakın hiç bir yere uçak, tren ya da otobüs ile ulaşım yoktur ve hatta engebeli arazi taşıtları ile bile ulaşım haftalarca süren zor, sık sık tehlikeli olabilen bir yolculuk gerektirir.  Her daim soğuk olan hava şartları beklenmedik şekilde dona dönüşebilir ve hacılar tüm gerekli malzeme ve nevaleyi yolculuk boyunca kendileri taşımak zorundadır.

İnsanlar ne zamandan beri bu kutsal dağa geliyorlar?  Bunun yanıtı Hinduizm, Jainizm veya Budizm’in doğuşundan önceki antik çağlar içinde saklıdır.  Bu dinlerin, hepsinin kozmolojileri ve başlangıç mitolojileri Kailash’dan efsanevi Meru Dağı, Mundi Ekseni, yani dünyanın merkezi, yaradılış yeri olarak bahseder.  Kailash, büyük Hindu destanları Ramayana ve Mahabharata yazılmadan önce hâlihazırda efsanevi idi.  Doğrusu, Kailash eski Asya uygarlıklarının efsaneleri içinde o kadar yer etmiştir ki, o belki de çoktan sona ermiş ve unutulmuş başka bir dönemin, başka bir uygarlığın kutsal yeri idi.

(kaynak: www.sacredsites.com)

Kailash’a Ulaşım

Kailash’ın yeri, Himalayalar’da çok ücra bir konumda olduğu için oraya gitmek hala zordur ve hatta tehlikeli olabilir.  Bundan ötürü, Hindistan’daki tur düzenleyen şirketler aracılığıyla gidilmesi önerilir, örneğin, www.kailashmanasarovar.com veya www.kailashmanasyatra.com, bu turlar ayrıca, oldukça pahalıdır.

Saptashringi

saptashringi

Saptashringi, Hindistan’ın Nasik Bölgesi’nde 1415m (4645 feet) yüksekliğinde büyük kayalıklı bir tepedir.  Yedi doruğu vardır ve Saptashringi adı, yedi demek olan ‘Sapta’ ve sivri tepe, doruk anlamına gelen ‘Shringi’ sözcüklerinden üremiştir.  Saptashringi türbeleri Tanrıça Saptashringi’ye adanmış bir tapınak barındırır.  Efsanelere göre, Lord Hanuman yaralanmış olan Lakshman’a taşıdığı şifalı otları buradan toplamıştır.  Bunun yanısıra, burada kundalar olarak bilinen çok sayıda su kaynağına rastlamak mümkündür.

Saptashringi’ye Ulaşım

Saptashringi Wani’de Nashik’e 55 km uzaklıkta yer alır.  Nashik kentine Mumbai’den araba veya otobüsle, bir kaç saatte ulaşabilinir.

(kaynak: www.india9.comwww.maharashtratourism.gov.in)

Siddhivinayaka

siddhivinayaka

Siddhivinayaka, Hindistan’ın Mumbai kentinde yer alır. 1900’lerde fil başlı Ganesha’nın mekanı, bu yer üzerine inşa edilmiştir.

 

Ganapatipule

ganapatipule5

Ganapatipule 400 yıllık Ganapati Swayambhu’sunun topraklarıdır.  Ganapatipule, Hindistan’da Maharashtra Bölgesinin batı sahilinde uzanan küçük bir köyün adıdır.  Burası açık, sakin kumsalı ile tanınır.  Turist trafiği ile bozulmuş çoğu kumsala benzemeyen Ganapatipule kumsalı hala doğal bir sığınaktır. Bugün bile, suları mavi ve kumları beyazdır.  Ganapatipule’de yaşayanlar buranın kutsanmış olduğuna inanırlar. Onlar, insanların içtenlikle dindar oldukları ve mucizelerin olağan karşılandığı bir çağda kutsal metinlerin dört Dwardata’dan (bu yarımadaya davet edici deityler) söz ettiğini ve onların Ganapatipule’ye batılı deity ünvanını verdiklerini anlatırlar. Efsanede der ki, 16.yüzyılda küçük köyündeki çatışmalardan kaçıp kendine sığınak arayan bir köylü güç bela kerda ormanlarına varır, burada Lord Ganapati’nin ikonuna rastlar ve onun etrafında bir mabet oluşturur. Ondan beri, dört yüz yıl sonra, başka yerlerden gelip orada yaşamaya başlayan köylüler nesiller boyu bu mabete bakmış, katkıda bulunmuş ve tapınağı bugün görüldüğü hale getirmişlerdir. Ganapatipule’deki tapınak, iki tepeden birinin yamacında ve görkemli bir kumsalın yanında güzel bir resim gibi uzanır. Adı Ganapatipule’dir çünkü Lord Ganesh ya da Ganapati’nin (fil başlı deity) tapınağı, pule ya da ince beyaz kumdan inşa edilmiştir.Bu tepenin kendisi kutsal addedilir ve insanlar etrafını dolaşarak tepeye kutsal bir ritüel yaparlar (pradhikshina), çevreleyen taş yolla bunun yapılabilmesi sağlanmıştır. Daimi bir pınar tepeden tapınağın yanındaki havuza akar.

 

(kaynak: www.indiatravelogue.com, www.tourism-of-india.com)

 

Ulaşım

Kara Yolu ile: Ganapatipule, Mumbai’den (Mahad yolu ile) 375 km, Pune’den (Satara yolu ile) 331 km, Kolhapur’dan 144 km uzaklıktadır.
Tren ile: En yakın istasyon, 50 km uzaklıkta Konkan Demiryolu üzerindeki Ratnagiridir.
Uçak ile: En yakın havaalanı 50 km uzaklıktaki Ratnagiri’dedir.

 

Ayers Rock (Uluru) and Kata Tjuta

uluru katatjuta2

Uluru’da tamamiyle heybetli, huşu uyandıran bir şey var.  Çölden yükselen koca bir monolit, Avustralya’nın merkezinde öylece durur.  Deniz seviyesinden 862.5m yükseklikte, Darwin kentinin 1395km güneyinde ve Alice Springs’in 465km güney-batısındadır.  Bölgenin yerlileri, Aborjinlerin burayı kutsal saymaları boşuna değildir.  Bu geniş kıtanın sakini, beyaz ırktan sıradan Avustralyalı için de bu ‘dünyadaki en muazzam kaya’ çok özeldir.

Uluru, çevresindeki kırsallığın üzerinde 3,3 km. karelik bir alan kaplar, çapı 9,4 km, yüksekliği 348 metredir. Bölgeyi etkileyen tipik çöl iklimi şartlarına bağlı olarak, hava sıcaklıkları kış gecelerinde –8, yazın gündüz 47 derece arasında çeşitlilik gösterir.

Uluru’ya Ulaşım

Hava Yolu ile

Perth ve Melbourne kentlerinden her gün Quantas’a ait uçaklar kalktığı gibi Sydney ve Brisbane’dan, Alice Springs bağlantılı uçuşlar vardır.

Bilgi için Yerel Çağrı merkezi: 13 13 13

Internet adresi: www.quantas.com.au

Kara Yolu ile

Alice Springs’den Uluru’ya (Ayers Kayalığı) kara yolu mesafesi 450km.dir, izlenecek iki ana güzergahtan biri, tamamı asfalt Lasseter ve Stuart Otobanlarını izlemek ya da Merenie Loop Yolu ki bu yolda arazi taşıtı (4WD) gereklidir ve bu yolu kullanmak için geçiş izni Alice Springs’deki Ziyaretçiler Merkezinden ya da yol üzerinde, gittiğiniz istikamete göre ya Kings Canyon’da veya Glen Helen’de alınır.

 

Batık Şehir   Varanasi